
Hepimizin bir oyunla kaybolduğu anlar vardır: telefonu elimize alıp “sadece beş dakika” derken saatin nasıl geçtiğini anlamadığımız, ya da bir bulmacanın son parçasını yerine oturttuğumuzda içimizi kaplayan o küçük ferahlık. Bu anları çoğu zaman “vakit öldürmek” diye geçiştiririz. Oysa oyun oynarken zihnimizde sandığımızdan çok daha zengin bir şeyler oluyor. Bu yazıda, o görünmez ama gerçek […]
Şimdi Oku
Hepimizin içinde, zaman zaman fısıldayan bir ses var. Bir hata yaptığımızda, bir anımızı hatırladığımızda ya da hiç beklemediğimiz bir anda yüzümüzü kızartan o ses. Ona genellikle kulak tıkamaya çalışırız; çünkü söyledikleri incitir. Ama belki de yıllardır kaçtığımız bu duyguyla oturup konuşmanın tam zamanıdır. Bu yazıda utancı bir düşman gibi değil, bizi anlamaya çalışan biraz beceriksiz […]
Şimdi Oku
Bir tartışmanın tam ortasında birdenbire susmuşluğumuz vardır hepimizin. Kelimeler boğazımıza takılır, ya söyleyecek bir şey bulamayız ya da bulduğumuz şeyi söylemeye cesaretimiz yetmez. Bazen de tam tersine, sustuğumuzu bilerek susarız; sözün bittiği yerde bu sessizliği dolaylı bir iletişim biçimi olarak kullanmak isteriz. Sessizlik, ilişkilerimizde sandığımızdan çok daha fazla şey anlatır. Bu yazıda, tartışırken neden sustuğumuza, […]
Şimdi Oku
Yapay zeka hayatımızın her köşesine sızarken, içimizde tarif etmesi güç bir tedirginlik de büyüyor. Bu yazıda “AI kaygısı” dediğimiz bu duygunun psikolojik köklerine iniyoruz; korkunun beynimizdeki anatomisinden iş kaybı endişesine, fark etmeden geliştirdiğimiz dijital bağımlılıktan “insan olmanın anlamı” tartışmasına uzanan bir yolculuğa çıkıyoruz. Amacımız kaygıyı bastırmak değil; onu anlamak ve onunla daha sağlıklı bir ilişki […]
Şimdi Oku
Sürekli koşuyoruz ama çoğu zaman tam olarak nereye gittiğimizden emin değiliz. Bu yazıda, bir kuşağın ortak yorgunluğunu — millennial tükenmişliğini — büyük laflar etmeden, kendi hayatımızdan örneklerle konuşacağız. Çocukluğumuzda bize verilen vaatlerden sosyal medyanın sessiz baskısına, bir türlü bitmeyen mesailerden giderek uzaklaşan “ev almak” hayaline kadar bu yorgunluğun nereden geldiğine birlikte bakacağız; en sonunda da […]
Şimdi Oku
Bir işi yapmamız gerektiğini bildiğimiz hâlde neden bazen kılımızı bile kıpırdatamayız? Bu yazıda, çoğu zaman “tembellik” sanılan o donma hissinin aslında beynimizin içinde olup bitenlerle ilgili olduğunu konuşacağız. Erteleme ile görev felcini birbirinden ayıracak, prefrontal korteksten amigdalaya beynimizin perde arkasına bakacak ve en önemlisi kendimizle savaşmak yerine beynimizle nasıl iş birliği yapabileceğimizi keşfedeceğiz. “Bana ne […]
Şimdi Oku
Bazılarımız dünyayı sesi hep biraz fazla açık bir radyo gibi dinler: her detay duyulur, her küçük değişim kaydedilir, hiçbir şey gözden kaçmaz. Çoğu zaman bir yetenek gibi görünen bu hâl, sürekli açık kaldığında sessiz bir yorgunluğa dönüşebilir. Bu yazıda, “her şeyi fazla hissetme” hâlinin —yani hiper-farkındalığın— ne olduğunu, bedenimize ve günlük hayatımıza nasıl sızdığını ve […]
Şimdi Oku
Hepimizin içinde, gün boyu hiç susmayan bir ses var. Ve o ses çoğu zaman bize, sevdiğimiz hiç kimseye konuşmayacağımız kadar sert davranıyor. Bu yazı, o iç sesi tanımak ve onu bir eleştirmenden bir müttefike dönüştürmek isteyen herkes için: sürekli yetersiz hissedenler, her hatadan sonra kendini günlerce yargılayanlar ve “acaba kendime biraz daha nazik olabilir miyim?” […]
Şimdi Oku
Somatik terapi, zihnin anlatmakta zorlandığı deneyimlere bedenin diliyle yaklaşan bütüncül bir iyileşme yoludur. Bu yazı; travmanın sinir sistemi üzerindeki etkilerinden beden temelli terapi yöntemlerine, somatik farkındalığın gündelik hayattaki karşılıklarından terapist seçerken dikkat edilmesi gereken noktalara kadar, bedenin iyileşme sürecindeki merkezi rolünü anlaşılır bir çerçevede ele alıyor. Giriş: Sözcükler Yetmediğinde Bir noktada hepimiz benzer bir şeyi […]
Şimdi Oku