Oyun terapisi, çocukların duygularını, korkularını ve yaşadıkları zorlukları kelimeler yerine oyun aracılığıyla ifade etmesini sağlayan, eğitimli bir terapist eşliğinde yürütülen bir psikoterapi yöntemidir. En çok 3–12 yaş arasındaki çocuklarla uygulanır ve seanslar genellikle haftada bir, 45–50 dakika sürer.
Bir yetişkin “bugün çok kaygılıyım” diyebilir. Dört yaşındaki bir çocuk ise aynı duyguyu oyuncak ayısını yatağın altına saklayarak ya da bir türlü yıkılmayan bir kule kurmaya çalışarak anlatır. Oyun terapisi, çocuğun bu doğal dilini ciddiye alan bir yaklaşımdır. Bu yazıda oyun terapisinin ne olduğunu, ne işe yaradığını, kaç yaşa kadar uygulandığını, kaç seans sürdüğünü, türlerini ve hangi durumlarda bir uzmana başvurmanız gerektiğini bulacaksınız.
Oyun terapisi (play therapy), oyunun terapist ile çocuk arasındaki temel iletişim aracı olarak kullanıldığı bir psikoterapi biçimidir. Çocuk merkezli oyun terapisinin öncü isimlerinden Garry Landreth’in yaklaşımına göre oyuncaklar çocuğun kelimeleri, oyun ise onun dilidir. Soyut düşünme ve duygularını sözle anlatma becerisi henüz gelişmekte olan çocuklar, iç dünyalarını oyun sayesinde güvenli bir mesafeden dışarı taşıyabilir.
Oyun terapisi sıradan oyundan farklıdır. Seanslar, çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre özenle seçilmiş oyuncaklarla donatılmış bir oyun odasında yapılır. Terapist, çocuğun ne oynadığını, oyunu nasıl kurduğunu ve hangi temalara tekrar tekrar döndüğünü dikkatle izler. Gerektiğinde oyuna katılır, duyguları adlandırır ve çocuğun yeni başa çıkma yolları denemesine alan açar. Yani oyun burada bir eğlence değil, terapötik bir araçtır.
En çok 3-8 yaş aralığında uygulanır. Bu yaş grubunda daha çok yönlendirmesiz oyun terapisi ekolleri tercih edilirken, 8-13 yaş aralığında yarı yönlendirmeli ya da yönlendirmeli oyun terapisi ekolleri sıklıkla kullanılır. Yaygın olarak çocuklarla uygulansa da ergenlerle ve bazı durumlarda yetişkinlerle de kum tepsisi çalışmaları gibi oyun temelli teknikler kullanılabilir.
Oyun terapisti; psikoloji, psikolojik danışmanlık ya da çocuk gelişimi gibi alanlarda temel eğitimini tamamladıktan sonra oyun terapisi üzerine süpervizyonlu ek eğitim almış uzmandır. Oyun terapisti ne yapar sorusunun kısa yanıtı şudur: Çocuğun oyununu gözlemler, bu oyunun anlattığı hikâyeyi anlamaya çalışır ve çocuğun duygularını düzenlemesine, kendini ifade etmesine ve davranışlarını değiştirmesine yardımcı olur. Süreç boyunca ebeveynlerle de düzenli olarak görüşür.
Oyun terapisi kimden alınmalı diye düşünüyorsanız, uzmanın temel mesleki eğitimini, oyun terapisi alanındaki eğitim ve süpervizyon geçmişini ve çocuklarla ne kadar süredir çalıştığını sormaktan çekinmeyin. HiDoctor’da çocuk ve ergen terapisi alanında çalışan psikologların profillerinde eğitimlerini, uzmanlık alanlarını ve danışan yorumlarını inceleyerek karar verebilirsiniz.
Oyun terapisinin temel amacı, çocuğun yaşadığı zorluğun kaynağını anlamak ve bu zorlukla baş etmesi için ona güvenli bir alan sunmaktır. Çocuk oyun sırasında yaşadığı bir olayı tekrar tekrar canlandırabilir, korktuğu bir şeyi oyuncaklar üzerinden kontrol etmeyi deneyebilir ya da öfkesini kimseye zarar vermeden ifade edebilir. Terapist bu süreçte çocuğa eşlik ederek duygularını tanımasına ve yeni davranışlar geliştirmesine yardım eder.
Oyun terapisinin etkililiği araştırmalarla da desteklenir. Bratton ve arkadaşlarının 2005 yılında 93 kontrollü çalışmayı bir araya getirdiği meta-analiz, oyun terapisinin çocuklarda anlamlı ve büyük düzeyde olumlu etki gösterdiğini, ebeveynlerin sürece aktif katıldığı uygulamalarda ise bu etkinin daha da güçlendiğini ortaya koymuştur. Uluslararası oyun terapisi kuruluşlarının paylaştığı verilere göre de oyun terapisine yönlendirilen çocukların yaklaşık %71’inde olumlu değişim gözlenmiştir.
Oyun oynamanın çocuk gelişimine faydaları zaten bilinir. Oyun terapisi bu doğal gücü bir uzman eşliğinde ve belirli bir amaca yönelik olarak kullanır. Oyun terapisinin çocuğa kazandırdıkları şöyle özetlenebilir:
Bu kazanımlar zamanla okul uyumuna, arkadaş ilişkilerine ve evdeki iletişime de yansır. Oyunda bir başkasının yerine geçmeyi deneyimleyen çocuk, empati kurma becerisini gerçek hayatta da kullanmaya başlar.
Oyun terapisi en çok 3–12 yaş arasındaki çocuklar için uygundur. Bu yaş aralığında çocuklar düşüncelerini ve duygularını sözden çok oyunla ifade eder. Amerikan Oyun Terapisi Derneği (APT) de oyun terapisinin özellikle bu yaş grubunda etkili olduğunu vurgular.
Oyun terapisi için kesin bir üst yaş sınırı yoktur. Belirleyici olan, çocuğun takvim yaşından çok gelişim düzeyi ve kendini hangi yolla daha rahat ifade ettiğidir. 3 yaşından küçük çocuklarda çalışma çoğunlukla ebeveynin aktif olarak katıldığı, ebeveyn-bebek ilişkisine odaklanan yöntemlerle yürütülür. 12 yaşından sonra ise kum tepsisi, sanat ve drama gibi yaşa uygun oyun temelli teknikler konuşma terapisiyle birlikte kullanılabilir. Oyun terapisi yaş aralığına göre yaklaşımlar kabaca şöyle ayrılır:
| Yaş | Sık kullanılan yaklaşım |
| 0–3 yaş | Ebeveynin katıldığı, bağlanma ve ebeveyn-bebek ilişkisine odaklanan oyun seansları |
| 3–6 yaş | Çocuk merkezli oyun terapisi, sembolik oyun, kuklalar ve oyuncak evler |
| 7–12 yaş | Çocuk merkezli ya da yönlendirici oyun terapisi, masa oyunları, kum tepsisi, sanat çalışmaları |
| 12 yaş ve üzeri | Kum tepsisi, sanat ve drama teknikleri, konuşmaya dayalı terapiyle birlikte |
Oyun terapisinin süresi; çocuğun yaşadığı sorunun türüne, ne zamandır sürdüğüne ve ailenin sürece katılımına göre değişir. Amerikan Oyun Terapisi Derneği, sık görülen sorunlarla başvuran bir çocuğun sorunlarının çözülmesi için ortalama 20 seans gerektiğini belirtir. Yeni başlamış ve daha sınırlı sorunlarda değişim daha kısa sürede görülebilirken travma, yas ya da uzun süredir devam eden davranış sorunlarında süreç birkaç ayı bulabilir.
Seanslar genellikle haftada bir kez yapılır ve bir seans ortalama 45–50 dakika sürer. Düzenlilik, oyun terapisinde en az seans süresi kadar önemlidir; çünkü çocuğun terapistle güven ilişkisi kurması ve oyun odasını kendine ait güvenli bir alan olarak görmesi zaman alır.
İlk seanslar değerlendirme amaçlıdır. Terapist önce ebeveynlerle görüşerek çocuğun gelişim öyküsünü ve şikâyetin nasıl başladığını dinler, ardından birkaç seansta çocuğu oyun içinde tanır. Hedefler ve tahmini süre bu değerlendirmeden sonra netleşir. Hangi uzmanla başlayacağınızdan emin değilseniz, birkaç soruyu yanıtlayarak ihtiyacınıza uygun psikologları listeleyen psikolog eşleştirme hizmetini kullanabilirsiniz.
Oyun terapisi süreci her çocukta farklı ilerlese de genellikle şu aşamalardan oluşur:
Seans sırasında terapist çocuğa çoğu zaman “Burada istediğin gibi oynayabilirsin” gibi bir cümleyle alan açar. Kendine, terapiste ya da odaya zarar vermemek gibi birkaç temel sınır dışında çocuk özgürdür. Bu güvenli ve kabul edici ortam, çocuğun evde ya da okulda gösteremediği duyguları ortaya koymasını kolaylaştırır.
Oyun terapisinde tek bir yöntem yoktur. Terapist çocuğun yaşına, sorununa ve ailenin ihtiyaçlarına göre farklı yaklaşımlar kullanır, çoğu zaman da bunları bir arada uygular. En yaygın oyun terapisi türleri ve çeşitleri şunlardır:
Çocuk merkezli oyun terapisi, oyunu çocuğun yönettiği yaklaşımdır. Terapist ne oynanacağını söylemez; çocuğun seçimlerini takip eder, duygularını yansıtır ve koşulsuz kabul sunar. Temelinde Carl Rogers’ın danışan merkezli terapisi ve Virginia Axline’ın çalışmaları vardır. Çocuğun kendi iyileşme kapasitesine güvenen bu yöntem, sorunun kaynağının henüz net olmadığı durumlarda özellikle değerlidir.
Belirli bir sorun ya da tanımlanmış bir travma varsa terapist daha yönlendirici bir yaklaşım benimseyebilir. Yapılandırılmış oyun terapisi olarak da bilinen bu yöntemde terapist belirli oyunlar, hikâyeler ya da çizim etkinlikleri önerir. Örneğin hastane korkusu yaşayan bir çocukla doktor setiyle oynanarak tıbbi işlemler güvenli bir ortamda prova edilir.
Filial oyun terapisi, ebeveynin terapist rehberliğinde çocuğuyla özel oyun seansları yapmayı öğrendiği bir yaklaşımdır. Ebeveyn, çocuk merkezli oyun terapisinin temel becerilerini öğrenir ve bunları evde haftalık oyun zamanlarında uygular. Landreth ve Bratton’ın geliştirdiği 10 oturumluk modeller bu alanda en çok bilinen uygulamalardandır. Araştırmalar, ebeveynin sürece katıldığı bu yöntemlerin etkisinin oldukça güçlü olduğunu gösterir.
BDT oyun terapisi, bilişsel davranışçı terapinin tekniklerini çocuğun anlayabileceği oyun formlarına dönüştürür. Kuklalar, hikâyeler ve oyunlar aracılığıyla çocuğa olumsuz düşüncelerini fark etme, korkularıyla adım adım yüzleşme ve yeni davranışlar deneme becerisi kazandırılır. Kaygı, fobiler ve tuvalet eğitimi sorunlarında sık kullanılır.
Kum terapisinde çocuk, kum dolu bir tepsinin içine minyatür figürler yerleştirerek kendi dünyasını kurar. Sözle anlatması zor olan deneyimler bu küçük sahnelerde görünür hale gelir. Kum tepsisi çalışmaları ergenler ve yetişkinlerle de kullanılabildiği için oyun terapisinin yaş sınırını genişleten tekniklerden biridir.
Deneyimsel oyun terapisi, çocuğun oyun içindeki deneyimini ve terapistle kurduğu ilişkiyi iyileşmenin merkezine alır; çocuk çoğu zaman terapiste oyunda bir rol verir. Theraplay ise ebeveyn ile çocuk arasındaki bağı güçlendirmeyi amaçlayan, yapılandırılmış ve etkileşimli oyunlara dayanan bir yöntemdir. Her iki yaklaşım da özellikle bağlanma sorunlarında ve evlat edinilmiş ya da koruyucu ailedeki çocuklarla çalışırken tercih edilebilir.
Oyun terapisinde kullanılan teknikler çocuğun yaşına ve terapinin amacına göre seçilir. En sık kullanılan oyun terapisi teknikleri şunlardır:
Somut bir örnek verelim: Kardeşi yeni doğan ve bu yüzden sık sık öfke nöbetleri geçiren beş yaşındaki bir çocuk, oyun odasında bebek figürünü sürekli “hastaneye” gönderebilir. Terapist bu oyunu yargılamadan izler ve “Bebek gidince evde daha çok yer kalıyor gibi” diyerek çocuğun duygusunu adlandırır. Çocuk, kıskançlık ve dışlanmışlık hissini belki de ilk kez bir yetişkinin tepkisinden korkmadan ifade etme fırsatı bulur.
Her inatlaşma ya da ağlama krizi terapi gerektirmez. Ancak bir davranış haftalarca sürüyor ve çocuğun günlük hayatını, okulunu ya da aile düzenini belirgin şekilde etkiliyorsa bir uzmanla görüşmek iyi bir adımdır. Oyun terapisinin sıklıkla kullanıldığı durumlar şunlardır:
Okula yeni başlayan ya da tatilden dönen çocuklarda ayrılık kaygısı bu dönemde sıkça görülür. Bu konuda çocuğunuz okula gitmek istemediğinde neler yapabileceğinizi anlattığımız yazıya da göz atabilirsiniz. Öğrenme güçlüğü yaşayan, DEHB tanısı almış ya da nöroçeşitli çocuklarda oyun terapisi tanı ve tedavinin yerine geçmez; ancak eğitim desteği ve tıbbi takiple birlikte duygusal uyum ve sosyal beceriler için değerli bir katkı sunar.
Kaka tutma ve tuvalet eğitimi sorunları, ebeveynlerin en çok araştırdığı konuların başında geliyor. Kaka tutma çoğu zaman kabızlık ve ağrılı dışkılama deneyimiyle başlayan bir döngüdür; bu nedenle ilk adım mutlaka çocuk doktoru değerlendirmesi olmalıdır. Tıbbi bir neden dışlandıktan sonra ya da tıbbi tedaviyle birlikte oyun terapisi, çocuğun tuvaletle ilgili korkusunu, kontrol ihtiyacını ve utancını oyun üzerinden ifade etmesine yardımcı olabilir.
Çocuğun davranışlarındaki değişim bazen evdeki gerginliğin bir yansımasıdır. Anne baba arasında süren çatışmalar, boşanma süreci ya da ebeveynlik konusunda sürekli anlaşmazlık varsa, çocukla yapılan oyun terapisine ek olarak ebeveynlerin aile ve çift terapisi desteği alması, çocuğun gösterdiği ilerlemenin kalıcı olmasını kolaylaştırır.
İstismar ya da ihmal şüphesi olan durumlarda oyun terapisi tek başına yeterli değildir; öncelik çocuğun güvenliğini sağlamaktır. Böyle bir durumdan şüpheleniyorsanız ALO 183 Sosyal Destek Hattı’na başvurabilirsiniz.
Oyun terapisi, eğitimli bir uzmanın yürüttüğü klinik bir süreçtir; bu nedenle ebeveynin evde tek başına terapi yapması mümkün değildir. Ancak “evde oyun terapisi” diye aranan şeyin önemli bir kısmı, filial terapide ebeveynlere öğretilen özel oyun zamanıdır ve bu, uzman rehberliğinde evde rahatlıkla uygulanabilir. Özel oyun zamanında dikkat edilecek noktalar şunlardır:
Bu zaman bir terapi değil, ilişkiye yapılan bir yatırımdır. Evdeki çabalarınıza rağmen zorluk sürüyorsa ya da özel oyun zamanını nasıl uygulayacağınızı bir uzmandan öğrenmek istiyorsanız, çocuk ve ergen alanında çalışan bir psikologla online görüşerek ebeveyn danışmanlığı alabilirsiniz.
Oyun terapisi, çocuğun kendini güvende hissettiği ve özenle düzenlenmiş bir oyun terapisi odasında yapılır. Oyun terapisi oyuncakları rastgele seçilmez; Landreth’in sınıflandırmasına göre genellikle üç ana gruptan oluşur:
Bunlara ek olarak çocuğun rahatça çizim yapabileceği, boyuna uygun bir masa ve sandalye, kum tepsisi ve minyatür figür koleksiyonu da oyun odasının temel parçalarıdır. Pahalı ya da ekranlı oyuncaklar oyun terapisinde tercih edilmez; çünkü amaç oyuncağın çocuğu değil, çocuğun oyunu yönetmesidir.
Son yıllarda oyun terapisinin online uygulanması da yaygınlaştı. Özellikle 6–7 yaş üstü çocuklarda evdeki oyuncaklar, çizim malzemeleri ve dijital oyun odaları kullanılarak görüntülü seanslar yapılabiliyor. Daha küçük çocuklarda ise online çalışma çoğunlukla ebeveyn üzerinden yürütülür: Uzman ebeveyne özel oyun zamanını ve çocuğun davranışlarına nasıl yanıt vereceğini öğretir, ebeveyn de bunu evde uygular.
Online görüşmenin en büyük avantajı, deneyimli bir uzmana ulaşmanın şehirden bağımsız hale gelmesidir. Ankara, İzmir, Bursa, Konya ya da Eskişehir’de oyun terapisti arayan pek çok aile, yakınında uygun bir uzman bulmakta zorlandığı için ilk değerlendirmeyi online yapmayı tercih ediyor. Çocuğunuz için oyun terapisinin uygun olup olmadığını konuşmak isterseniz, yaklaşık 1–2 dakika süren eşleştirme testini yanıtlayarak size en uygun psikologları görebilir ve ilk görüşmenizi planlayabilirsiniz.
Oyun terapisi ücretleri; uzmanın unvanı ve deneyimi, seans süresi, seansın yüz yüze ya da online yapılması ve bulunulan şehir gibi etkenlere göre değişir. Yüz yüze oyun terapisinde oyun odası ve malzeme maliyetleri de seans ücretine yansıyabilir. Online görüşmelerde ise ulaşım ve zaman maliyeti ortadan kalkar.
Toplam maliyeti öngörmek için tek seans ücretinden çok, uzmanın önerdiği tahmini seans sayısını ve ebeveyn görüşmelerinin ücrete dahil olup olmadığını sormak daha doğru olur. HiDoctor’da çocuk ve ergen terapisi kategorisindeki uzmanların profillerini inceleyerek seans ücretlerini ve uygun saatleri karşılaştırabilirsiniz.
Oyun terapisinde en güçlü değişim, ebeveynlerin sürece katıldığı durumlarda görülür. Bu yalnızca çocuğu seanslara getirip götürmek değil; terapistin önerilerini evde uygulamak, çocuğun davranışının arkasındaki ihtiyacı görmeye çalışmak ve kendi duygularını fark etmek anlamına gelir.
Çocuğunun zorlandığını görmek ebeveyn için de yorucu ve kaygı verici bir deneyimdir. Sürekli tetikte olmak, suçluluk duygusu, uykusuzluk ve tükenmişlik zamanla sabrı azaltır; sabrı azalan ebeveynin tepkileri de çocuğun kaygısını besleyebilir. Bu döngüyü kırmanın yollarından biri, ebeveynin kendisi için de destek almasıdır. Kendi çocukluğunuzdan gelen tetikleyicilerle, öfke kontrolüyle ya da ebeveynlik yorgunluğuyla çalışmak için bireysel terapi almak, çocuğunuza sağlayabileceğiniz en değerli desteklerden biri olabilir.
Eşler arasında ebeveynlik konusunda sık yaşanan anlaşmazlıklar, çocuğun önünde yapılan tartışmalar ya da boşanma sonrası ortak ebeveynlik zorlukları söz konusuysa, çift terapisi ebeveynlerin aynı dili konuşmasına ve çocuğa tutarlı bir ortam sunmasına yardımcı olur.
Oyun terapisi ağırlıklı olarak çocuklar için geliştirilmiştir; ancak kum tepsisi, sanat ve drama gibi oyun temelli teknikler ergen ve yetişkin terapilerinde de kullanılabilir. Yetişkinlerle çoğunlukla konuşmaya dayalı yöntemler tercih edilir. Kendi yaşadığınız zorluklar için destek arıyorsanız yetişkinlere yönelik bireysel terapi seçeneklerini inceleyebilirsiniz.
Normal oyun çocuğun gelişimi için değerlidir ama bir amaca yönelik değildir. Oyun terapisinde ise eğitimli bir terapist, özel olarak seçilmiş oyuncaklar ve belirli terapötik hedefler vardır. Terapist oyundaki temaları gözlemler, duyguları adlandırır ve çocuğun yeni başa çıkma yolları geliştirmesine yardımcı olur.
Çocuk merkezli oyun terapisinde ebeveyn genellikle seansa katılmaz; çocuğun terapistle kendine ait bir güven ilişkisi kurması için bu önemlidir. Filial terapi ve Theraplay gibi yaklaşımlarda ise ebeveyn seansın aktif bir parçasıdır. Çok küçük ya da ayrılık kaygısı yaşayan çocuklarda ilk seanslarda ebeveynin odada bulunmasına izin verilebilir.
Bazı devlet ve üniversite hastanelerinin çocuk ve ergen ruh sağlığı birimlerinde oyun temelli değerlendirme ve terapi yapılabilir. Ancak bu hizmet her hastanede bulunmayabilir ve randevu yoğunluğu nedeniyle bekleme süreleri uzun olabilir. Bu nedenle pek çok aile özel ya da online seçenekleri de değerlendirir.
Oyun terapisti olmak için önce psikoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, çocuk gelişimi ya da sosyal hizmet gibi alanlarda lisans eğitimi gerekir. Ardından teorik eğitim, uygulama ve süpervizyon içeren kapsamlı bir oyun terapisi eğitimi alınır. Kısa süreli sertifika programları farkındalık kazandırsa da tek başına klinik uygulama için yeterli değildir; eğitim seçerken süpervizyon saatlerine ve eğitmenlerin alandaki deneyimine dikkat etmek gerekir.
Oyun terapisi, çocukların kelimelere dökemediği duyguları anlamak için bilimsel olarak desteklenen ve çocuğun doğasına uygun bir yöntemdir. Kaygıdan öfkeye, yastan okul uyumuna kadar pek çok zorlukta çocuğa kendini ifade etme ve yeni başa çıkma yolları deneme alanı sunar. Çocuğunuzun davranışlarındaki bir değişiklik sizi düşündürüyorsa, beklemek yerine bir uzmanla konuşmak hem çocuğunuz hem de sizin için rahatlatıcı olabilir. Psikolog eşleştirme hizmetimizle kısa bir testin ardından size uygun uzmanları görebilir ve ilk adımı bugün atabilirsiniz.