Duygularınızı oldukça yoğun mu yaşıyorsunuz? İlişkilerinizde sürekli iniş ve çıkışlarınız mı oluyor? Yahut kendinize zarar verme isteğiniz mi bulunuyor? Eğer bu sorulara cevabınız ‘’Evet’’ ise, borderline kişilik bozukluğu hakkında bilgi edinmenin zamanı gelmiş olabilir. Sınırda kişilik bozukluğu olarak da bilinen bu ruhsal bozukluk; yoğun ve dengesiz duygular, kimlik duygusunda tutarsızlık, ani ve aşırı tepkiler ile karakterizedir.
Peki, borderline kişilik bozukluğu belirtileri nelerdir ve nasıl tedavi edilir?
Borderline kişilik bozukluğu, kişinin kendi kimliğinde oluşan ve sosyal ilişkilerine de yansıyan psikiyatrik bir bozukluktur. Borderline kişileri tek bir benlik imajı ile nitelendirmek imkansızdır. Bunun sebebi de hastalığın oldukça çarpık bir benlik imajı ile karakterize olmasıdır.
Borderline kişiler genellikle kendilerini değersiz hisseder ve ikili ilişkilerinde istikrar sağlayamazlar. Anlamlı ve düzenli ilişkilere sahip olmak isteseler bile yaşadıkları duygu durumu değişimleri ve öfke krizleri bunu tersine çevirebilir.
Geçmiş yıllarda bu hastalığı teşhis etmek ve gerekli tedaviyi uygulamak oldukça zordu. Bipolar bozukluk gibi farklı bir ruhsal hastalık ile benzer semptomları göstermesi bunun ana nedeniydi. Fakat psikiyatri uzmanları ve psikoterapi uzmanlarının yaptığı çalışmalar sayesinde bu iki hastalığın ayrımı keskin hale gelmiştir. Dünyada ün yapmış birçok sanatçı da dahil olmak üzere, teşhis konulan her birey uygun tedavi ile normal bir hayat rutinine kavuşabilir.
Her insan zaman zaman duygusal problemler yaşar. Bu duygusal problemler sağlıklı insanların günlük yaşantılarını etkileyecek güce sahip değildir. Bununla birlikte, borderline kişilik bozukluğu hastalığına sahip olan kişiler, günlük yaşamlarında duygusal ve davranışsal problemlerin etkisi altındadır.
Sınırda kişilik bozukluğu olanlar için her şey ya iyidir ya da tamamen kötüdür. Bu, yaşanan olaylar ve ilişki kurdukları insanlar için de geçerlidir. Örneğin, bir gün dost sayılan kişi, ertesi gün ezeli düşman olarak kabul edilebilir. Değişken duyguların yoğun yaşanıyor olması dengesiz ilişkilere yol açabilir.
Bütün bunların haricinde, yaygın olarak görülen borderline kişilik bozukluğu belirtileri şunlardır:
Sınırda kişilik bozukluğu olan herkes, yukarıda sıraladığımız semptomların tümüne sahip olmayabilir. Bazıları sadece birkaç belirtiyi gösterirken, bazıları nerdeyse bütün semptomları gösterebilir. Belirtilerin şiddeti ve sıklığı kişiden kişiye değişmektedir.
Borderline kişilik bozukluğu nedenleri, henüz ne yazık ki kesin olarak belirlenememiştir. Yine de psikiyatri uzmanları, beyin içerisinde bulunan kimyasalların bu hastalık üzerinde etkili olabileceğini savunmaktadır. Uzmanlar tarafından savunulan diğer sınırda kişilik bozukluğu sebepleri de şu şekilde sıralanabilir:
Ruhsal hastalıkların çoğu alt türlere ayrılmaktadır. Sınırda kişilik bozukluğu da semptomlarına göre farklı tiplere ayrılmıştır. Dünya Sağlık Örgütünün ilan ettiği borderline kişilik bozukluğu tipleri şunlardır:
Oldukça yaygın bir bozukluk olarak bilinen borderline kişilik bozukluğu toplumda %1-2 oranında görülmektedir. Her yaştan insanı etkileyebilme olasılığı olsa da, ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde daha sık rastlanır. Kişiyi yaşamın her alanında olumlu etkileyebilen bu rahatsızlık, iş hayatında, aile ve yakın çevre ile ilişkilerde sorunlara yol açabilir.
Borderline kişilik bozukluğu, çoğu zaman diğer hastalıklarla eş zamanlı olarak ortaya çıkar. Bu rahatsızlıktan muzdarip kişilerin dengesiz bir şekilde tüketim yapmaları ve dürtü kontrol sorunu yaşamaları, alkol ve uyuşturucu problemini beraberinde getirebilir. Bazı hastalar sosyal ilişkilerinde zorlanır ve buna ek olarak mesleklerinde istikrarsızlık gösterebilir.
Borderline kişilik bozukluğu hastaları kendilerine zarar verme eğilimindedir. Bu durumu sıkça yaşayan hastalar, utanç duygusu yüzünden sosyal yaşamları en aza indirir ve çoğu zaman yaralarını belli edecek kısa kıyafetler giymekten kaçınırlar. Ek olarak, günlük hayatlarında pek çok sorunla karşı karşıya kalabilirler. En sık karşılaşabilecekleri problemleri ise şu şekilde sıralayabiliriz:
Bu tip ciddi sebeplerden ötürü, söz konusu bireyin hayatına daha sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için erkenden tedavi olması hayati öneme sahiptir.
Borderline hastalarında bazı psikiyatrik hastalıkların görülme sıklığı daha fazladır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:
Borderline kişilik bozukluğu herkeste görülebilecek bir hastalıktır. Bu hastalıktan etkilenen insan sayısını belirlemek oldukça zordur. Çünkü toplumun büyük bir kısmı terapist ve psikiyatristler ile hiç tanışmamıştır. Klinik vakalarda belirlenen sonuçlar baz alındığında 40 yaş üstü kişilerin yaklaşık yüzde 0,7’si borderline bozukluktan şikayetçidir.
Hastalığın ilk belirtileri genellikle çocukluk çağında başlasa da, çocuklukta net bir teşhis konulması oldukça zordur. Çocuk ve ergen psikiyatristleri, konuştukları bazı hastaların kendine zarar verme eğiliminde olduğunu raporlamıştır. Bu tek başına yeterli bir tanı kriteri olmasa da sonucu hızlandırabilecek bir adımdır.
Uzman psikoterapist ve psikiyatrlara göre, hastalığın cinsiyetler arasında dağılıma dair kesin bir fark bulunmamaktadır. Ancak istatistiksel olarak bakıldığında kadınların psikiyatr ve psikoterapist ile görüşme eğilimleri erkeklere göre daha fazladır. Bu nedenle de istatistiklere göre kadınlarda borderline kişilik bozukluğu görülme oranı daha fazlayken; erkeklerde bu oran daha azdır.
Borderline kişilik bozukluğu özellikleri DSM-5’te belirgin bir şekilde anlatılmıştır. Bu kılavuzda belirtilen borderline özellikleri ve tanı kriterleri şu şekildedir:
Borderline kişilik bozukluğunun tanısı psikiyatristler tarafından konmaktadır. Psikiyatristler, hastanın yaşam öyküsünü öğrendikten sonra duygusal semptomlara odaklanır. Ek olarak, hastalığın belirtilerinin hastada var olup olmadığını görmeye çalışır. Psikiyatri uzmanlarının bu aşamada başvuracağı borderline kişilik bozukluğu tanı kriterleri şunlardır:
Hastanın sınırda kişilik bozukluğu tanısı alabilmesi için yukarıdaki semptomlardan en az beş tanesini taşıması gerekmektedir.
Borderline hastalığı, her hastada aynı şekilde görülmeyebilir. Bazı hastalar ikili ilişkilerini yürütmede zorlanır; bazıları öfkesini kontrol edememekten şikayetçidir. Borderline kişilik bozukluğu testi ise semptomların tanımlanmasına yardımcı olur. Uzmanlar tarafından değerlendirilen testler, hastalığın tedavi sürecinde fikir sahibi olmanızı sağlar.
Bu testler, mutlaka uzman psikolog ya da uzman psikoterapistler tarafından yapılmalıdır. Bununla birlikte, hastalık hakkında fikir sahibi olmak için ve kendinizi tanımak için oluşturulmuş online borderline kişilik testleri de mevcuttur. Ancak tek başına bu tip online testlere güvenilmemelidir. Zira çıkan sonuç kesin sonuç değildir ve gerektiğinde uzman bir psikiyatrist veya uzman psikolog ile görüşmeniz gerekmektedir.
Borderline kişilik bozukluğu tedavi edilebilir bir hastalıktır. Buna karşın tedavide başarı şansı diğer ruh hastalıklarına göre daha düşüktür. Çünkü hastalar terapistlerini en ufak hayal kırıklıklarında değersizleştirme eğilimindedir. Bu, sık sık terapist değiştirilmesine ve uygulanan tedavinin bölünmesine yol açar.
Her hasta için farklı bir tedavi prosedürü vardır. Borderline kişilik bozukluğu tedavisi için genel olarak şu yöntemlere başvurulur:
Borderline bozukluk, hem hasta birey hem de yakınları için oldukça zorlayıcı olabilir. Bu tip bir kişilik bozukluğuna sahip birine davranırken şunlara dikkat etmekte fayda vardır:
Borderline kişilik bozukluğunun ana tedavi yöntemi psikoterapidir. Tek başına ilaç tedavisi yeterli bir yöntem olmadığından terapiyle desteklenmedikçe hastada düzelme görülmeyecektir.
Sınırda kişilik bozukluğu tamamen iyileşen bir hastalık değildir. Ancak uygun psikoterapilerle hastalık kontrol altına alınabilir.
Borderline kişiler genellikle istikrarsız ilişkiler kurmaya meyillidir. Doğal olarak, borderline kişilik bozukluğu olan birini sevmek, sabır gerektiren bir süreci beraberinde getirir. Ani öfke patlamaları, idealleştirme veya değersizleştirme kişinin günlük ilişkilerini olumsuz yönde etkileyecektir.
Borderline krizleri ve hastalığın semptomları her bireyde aynı olmayabilir. Kriz anları genellikle öfke patlamaları, kontrolsüz dürtüler ve kendine zarar verme gibi şikayetlerle kendini belli eder.
Borderline kişilik bozukluğu genellikle çocuk yaşta ortaya çıkmaktadır. Ancak bazı hastalarda 40 yaşından sonra da ortaya çıkabilir.
Tanıyı kesin hale getirmek için uzman bir psikolog veya psikiyatrist ile görüşebilirsiniz. Tedaviye kesintisiz bir şekilde devam etmek ve bu esnada da yeni hobiler edinmek hasta için oldukça faydalı olacaktır.
Borderline kişilik bozukluğu tedavi edilmediği takdirde belirtiler daha da yoğunlaşır. Borderline atakları sıklaşır ve kişinin kendine zarar verme periyotlarında artışlar yaşanır.
Bipolar bozukluk söz konusu olduğunda, duygu durumu dalgalanmaları genellikle belirgin mani veya depresyon dönemleri şeklinde ortaya çıkar. Ayrıca bu dalgalanmalar genel olarak daha uzun sürelidir. Borderline kişilik bozukluğunda ise bu tip duygu durumu dalgalanmaları daha ani ve yoğundur. Buna ek olarak, belirgin mani veya depresyon dönemleri görülmez.